Madem ki kuşlarım size dekorasyon fikirlerimi fısıldayacak, o zaman işe evimizden başlayalım istedim. Böylece beni daha iyi tanımış, dekorasyon zevkimi daha iyi anlamış olursunuz diye düşünüyorum. Evlendiğimizden beri antikacılardan topladığım çok çeşitli eşyalar mevcut. İlk olarak sevgili teyzem yaklaşık yüz yıllık olan pirinç yatağını ben çok sevdiğimden bize düğün hediyesi olarak vermişti. Yine evlenirken, bilenler bilir, Aksaray'daki Horhor çarşısından yatak odamızın komidinlerini, yemek masa ve sandalyelerimizi aldık. Bunlar benim Horhor aşkımın sadece başlangıcıydı. Geçen 5,5 sene içinde sadece Horhor'u değil birçok antikacıyı da gezdim, alışverişler yaptım. Hala da ziyaret edilecekler listesi çok kabarık.

Sadece mobilyalar değil eski objeler de çok hoşuma gidiyor. Evimiz bence modern ve klasiğin tam karması. Ben bu halini seviyorum. Beğendiğim şeylerin hepsini görmek istediğimden belki biraz kalabalık, ıncık cıncık ama ben bu kalabalığı seviyorum işte. Boş duvarlar hoşuma gitmiyor, mutlaka birşey asmalıyım. Zaten bize gelenlerin ilk tepkileri: "evin müze gibi" ve "bunların tozunu nasıl alıyorsun" oluyor :)
Eskilerden aldığım için hiç pişmanlık duymadığım ve her baktığımda mutlu olduğum cam altı boyama bir aynam var. Büfemin üstündeki turkuaz objelerime eşlik ediyor.

Çocukluğumuzda oynadığımız teneke arabaları hatırlar mısınız? Eşim Bakırköy'de bir antikacı-bit pazarında ilk gördüğümüzde gözleri parlamıştı. Bu sebeple teneke arabalar da hemen ilgi alanıma girdi. Bunların sağlam kalanları çok kıymetli. Parçası eksiksizini bulmak çok zor.


Kırmızı ahşap kutularımı Kapalıçarşı'daki Türkmen mağazalarından buldum. O mağazalardan aldığım ahşap kumaş baskılarım da var ama henüz hayata geçirilip duvara asilmadilar. Asılır asılmaz sizlerle paylaşacağım.
Girişte eski el oyması babaannemden kalma bir aynam ve altında da Horhor'dan aldığım üzeri zımbalarla bezenmiş bir sandık var. Hem eve girince bakması keyifli hem de üzerine birşeyler koymak için çok kullanışlı oluyor. Kapıdan çıkmadan kendinize şöyle bir çekidüzen vermek içinse aynalar birebir...
Ben evimi evlendiğimden beri çok değiştirdim. Daha da değiştirmeye devam ediyorum. Hem fonksiyonellik hem de görsellik açısından. Eskiyi seviyorsanız ve size çocukluğunuzu, büyüklerinizi hatırlatıp sizi mutlu ediyorsa hemen yarın çıkın birkaç antikacı dolaşın. Evinize uygun olmasa da almasanız da onları seyredin, koklayın ve eskiyi hatırlayın.
Sevgiyle kalın...