Yaz geldi geçiyor. Şimdiye kadar yazlığa gelemedik bile. Gidemedik yerine gelemedik diyorum çünkü şu anda yazlıktayız. Haftasonu Balıkesir'de bir düğüne katılınca sonrasında bir günlüğüne de olsa yazlığa kaçtık. Denizin keyfine vardık. Yarın da dönüş yolundayız...
Haziran başından beri önce badana, toplarlanma telaşı, kısa bir tatil, Tuana ve İpek'in doğumgünü (detaylar için
tıklayın) bahanesiyle nefis bir blogger toplantısından sonra Temmuz'u da yarıladık. Temmuz sonundan itibaren uzun süreli burada olacağız.
Yazlıkta hala dekorasyon çalışmaları devam etse de yavaş yavaş birşeyler oturuyor. Hazır buradayken birkaç sevdiğim köşeyi sizle paylaşmak istedim. Geçen sene keten-dantel karışımı perdeleri diktirdik. Eşyalar genelde kışlık evlerin eskilerinden ibaret. Ama bunları yenilerle kombinlemeye çabalıyoruz. Mesela neredeyse 30 yıllık hasır koltukların minderlerini ve anneannemden kalan yuvarlak pufu mavi iri çiçek desenli kumaşla kaplattık.
Yazlıkta da kuşlar egemen. Kuşların yanında yavaş yavaş İstanbul'da dolup taşan emayelerden de buraya getirmeye bu dev sürahiden başladık. İçinde yapma ortancalarla çok güzel görünüyor. Bir dahaki gelişe rafımdaki kuşlardan bazıları ve birkaç emaye çaydanlık buraya göç edecek.
İnternetten aldığım dev duvar saatinde de kuşlar var.
Bu kuşlu şamdanlardan iki tane var. Buradaki masa kışlıktakinden daha büyük ve sofra kurunca ikisini rahatça kullanıyorum. Görselliği de çok güzel oluyor.
Bu televizyon sehpasını ise kitaplıklarımızı da yapan marangozumuza tasarlayıp yaptırdık. Yazlık olunca beyaz hakim oldu. Yanındaki puftan az önce bahsetmiştim.
Şimdi aklımızda olan ise duvardaki girintiye bir büfe yaptırıp üzerine de kuşlar için olan rafı yerleştirmek. Bu rafı tv sehpasıyla beraber yaptırdık. İstanbul'dakinin aynısı. Büfede de beyaz renk hakim olacak. Uzun süreli kalabilsek balkon korkuluklarına çiçekler, tavana fenerler, biraz bahçe dekorasyonu aklımdakiler. Ama böyle de Midilli'yi seyretmek güzel...